Viviane Ciampi 
Translator

on Lyrikline: 7 poems translated

from: французский, турецкий to: итальянский

Original

Translation

retour à la ligne

французский | Reha Yünlüel

dans la ligne sanglante de milliers de questions
les réponses s’éludent d’elles-mêmes
nous nous traînons accablés
comme l'escargot tire sa coquille
nous ne savons porter notre corps
comme la tortue heureuse en sa maison
dans les tempêtes nous sommes l'ivresse
d'un jour de gueule de bois
nous sommes l'ombre victorieuse du soldat
qui compte en pleurant ses médailles
récoltées dans les géhennes remportées
les mots chavirent en direct devant l’indifférence
médiatisée et pornographique nous le savons
par-delà la Mer Noire dans un incendie de sardines
les gares piétinées
du jour au lendemain deviennent des tranchées
les chars suivant des hymnes hystériques
parlent de traces de la paix suant de peur
des balles anonymes mais portant dédicace
se coincent dans notre sablier
nous écraserons vos chars sans pitié
nous étranglerons vos canons à mains nues
et leur ferons cracher la morve et toutes les sanies croyez-nous
par notre résistance toute pure nous les résistants
n’aurons pas à faire aux subordonnés et aux plantons
nous voilà sortis de nos abris
nous ne vous laisserons pas faire
une soi-disant opération militaire
ça s’appelle la guerre ça s’appelle la guerre
des douilles par-ci des bombes par-là
qui exploseront entre vos mains vos jambes sous vos culs
nous n'éteindrons pas l'incendie
nous partirons en nous mêlant
aux bancs de sardines
à la guerre comme à la guerre

© Reha Yünlüel
Audio production: Reha Yünlüel, 2023

ritorno a capo

итальянский

nella sanguinosa linea migliaia di domande

le risposte si eludono da sé

ci trasciniamo affranti

come la chiocciola tira la sua conchiglia

non sappiamo portare il nostro corpo

come la tartaruga felice nella sua casa

nelle tempeste siamo l’ebbrezza

di un giorno da postumi della sbornia

siamo l’ombra vittoriosa del soldato

che piangendo conta le sue medaglie

strappate negli inferi accumulate

le parole si ribaltano davanti all’indifferenza dal vivo

mediatizzata e pornografica lo sappiamo

al di là del Mar Nero in un incendio di sardine

stazioni calpestate

dall’oggi al domani diventano trincee

i carri che accompagnano inni isterici

parlano di tracce di pace che trasudano paura

pallottole anonime ma con dedica

si bloccano nella nostra clessidra

schiacceremo i vostri carri senza pietà

strangoleremo i vostri cannoni a mani nude

e faremo loro sputare il moccio e tutto il fetore davvero

con la nostra resistenza noi i purissimi resistenti

non avremo a che fare con i sottoposti e con i piantoni

eccoci fuori dai nostri rifugi

non ci lasceremo capovolgere

da un cosiddetto intervento militare

si chiama guerra

proiettili e bombe a destra e a manca

vi esploderanno tra le mani le gambe i culi

non spegneremo l’incendio

non ce ne andremo mischiandoci

ai banchi di sardine

in guerra come in guerra

Traduzione di Viviane Ciampi

18'ine rövaşata

турецкий | Reha Yünlüel

                     Yakup Naziff'e...

işte bir devir kapandı oğlum
özgür ve bağımsız olduğunu
ilân ediyor bas bas Medenî Kânun
al işte hakların hayrını gör
güle güle kullan rüştünü
bunlar ödevlerin
şunlar yükümlülüklerin
onlar da sorumlulukların
kânun bu itekliyor işte
hesabına hepiciğini
sen de tadacaksın vatandaşlık denen
ne menem zanaatın tüm meşakkatini
bak bu tamtakır kuru bakır anahtarın

işte bir devir kapandı oğlum
yamyamlar âlemine nâhoşgeldin
öylesine acımasız ve hâin etrafın
bir cangılın tam göbeğinden geçen patikanda
havaî kelebekler hamarat karıncalar
kikirik balarıları rehber yunuslar râzı filler
anlamış kaplumbağalar şakacı lamalar
seyyar umut tâciri papatya falcısı uğurböcekleri
ile karşılaştığın denli
aç çakallar hin sırtlanlar iğnesi bileyli akrepler
horozlarla arası nanemolla tilkiler
sarmaşdolaş boalar şakî kurtlar dallama maymunlar
helvacı sabırlı korukçu örümcekler papağan kılıklılar
ile de ille de rastlaşacaksın
ama onlar has hayvan
niyetleri tıynetleri doğaları net
epleri top topları ep
tek dertleri nesillerini
idâmeden ibaret
en büyük düşmanın
hayvanlar âleminin yüzkarası
eşkâli cibilliyetsiz insandır oğlum
kaptırmadan bacağını
kanadını kolunu
yoldurtmadan teleğini tüyünü
çaktırmadan dikizle
öteni berini sağını solunu
elinden bırakma
asla dosdoğrunu
al bu da zülfıkârî kristal anahtarın

işte bir devir kapandı oğlum
gönlünü daha çok çelecek
para mal mülk renk ve ışık
hoş bedenler işveli bakışlar
aşk güzel bir attadır oğlum
aşka meşkin bini bir para
güç boy pos endam iktidar
marka etiket son model moda
avucunun içine alacak seğiren gönlünü
kapının önünde bekleyen
çağrılmayan taksiye bir bak hele
eni borç boyu harç
taksitierarası gönüllü köleliğe
hoş gelmedin safâlar getirmedin
kul köle olma sakın da sakın oğlum
al bu da ak ile karaya bulanmış taş anahtarın

işte bir devir kapandı oğlum
beline bağla da bu 3 anahtarı kaybolmasın
ipleriyle kuyulara inecek
kuyulardan çıkacaksın
dağlar tepeler aşacak
zirvelere basacaksın
uçurumlardan geçecek
çıkmazlardan kaçacaksın
kapılar açacak
kapılar kapayacaksın
alnın açık ömrün ziyâde
yolun mutlu olsun
çarçur etme hovardaca
allah bilir kaç kontörlük ömrünü de
her dâim dik tut kuyruğunu oğlum

© Reha Yünlüel
from: iç. Akatalpa, S. 255 / Mart-2021, s. 5
Audio production: Reha Yünlüel, 2021

La rovesciata dei 18 anni

итальянский

                    per Yakup Naziff...

 

ed ecco che un’ epoca volge al termine figlio mio

libero e indipendente stai diventando 

il Codice Civile proclama ad alta voce

ecco i tuoi diritti ti siano favorevoli

ricevi i nostri auguri per essere maggiorenne

ecco i tuoi doveri

ecco i tuoi oneri

e qui ancora le tue responsabilità

la legge li spinge

sul tuo conto

anche tu assaggerai

chiamiamo cittadinanza il lavoro di artigianato

guarda la tua chiave di rame apre solo una conchiglia vuota

 

ed ecco che un’epoca volge al suo termine figlio mio

non gradito tu sei in un mondo di cannibali

così penoso e traditore attorno a te

sul tuo sentiero che passa nel cuore della giungla

farfalle volteggianti formiche diligenti

api ridanciane delfini ricognitori

elefanti sobri

tartarughe avvedute lama scherzosi

coccinelle portatrici di speranza

che leggono l’avvenire nella margherita

le incontrerai

ma forse incrocerai anche

sciacalli affamati iene sornione

scorpioni dal dardo acuminato

volpi che litigano con i galli

boa che soffocano lupi furfanti scimmie insolenti

ragni che pazienti ti accoglieranno nella tela

agghindati pappagalli

ma sono veri animali

intenzione caratteri e natura sono chiarissimi

è così

la loro unica preoccupazione è

continuare a sopravvivere

il più vile degli animali

è l’uomo dai tratti oscuri figlio mio

non farti mordere la gamba

né l’ala né il braccio

non lasciarti strappare le piume o il pelo

abbi l’occhio circolare

davanti dietro a sinistra a destra

non lasciare mai la tua verità 

sfuggirti dalle mani

prendi la tua chiave bifida la tua Zulfikar di cristallo

 

ed ecco che un’epoca volge al termine figlio mio

ancora più allettato sarà il tuo cuore

da soldi benessere luce colore

da un bel corpo seducente

l’amore è una bella scorribanda figlio mio

mille bozze d’amore non valgono che 2 soldi

la forza la prestanza il portamento la potenza

le firme i marchi le tendenze la moda

invaderanno il tuo cuore meravigliato

vedi il taxi che non hai chiamato

mentre attende alla tua porta

gravato di tasse coperto di debiti

non sei benvenuto non sei benvoluto

in questa volontaria schiavitù solvibile in così tanti versamenti

non essere né soggetto né schiavo evitalo figlio mio ad ogni costo

prendi  quindi la tua chiave di pietra macchiata di nero e bianco

 

ed ecco che un’epoca volge al suo termine figlio mio

lega i cordoni delle 3 chiavi alla cintura

per non smarrirle

ti faranno scendere al pozzo

ti faranno risalire

oltrepasserai colline e montagne

camminerai sulle vette

attraverserai abissi

eviterai i guai

aprirai porte

chiuderai porte

abbi una fronte pura una strada felice

una vita lunga

non sciuparla come un festaiolo

dio solo sa quanti giri misura al contatore

tieni alta la testa figlio mio sempre

Traduzione di Viviane Ciampi

hobisiz, fobisiz, bobisiz bir hayattan enstantaneler

турецкий | Reha Yünlüel

fobisi olmaz işçi sınıfının
karanlıktan korkmaz, böcekten,
kandan ve çalışmaktan
ışıktan, sudan ve hastalıktan
çalıştıkları makineleri
bir vidayı kilitleyen somun gibi
tamamlar onlar, âlet-edevâtı
bir maddenin derinliğini doldururlar
var güçleriyle içlerini boşaltarak
madde maddedirler, gıdım gıdım, asker,
ekmeği aslanın ağzından
dişini sökercesine alıverirler
boş zamanları yoktur, boşa harcayacakları
çarçur edecekleri bir hayatları, yoktur
çok üzülecek ve çok sevinecek zamanları
yoktur, yokturoğluyoktur, depresyonları,
katakullileri, kıyak konusu olabilecek şeyleri,
gece hayatları yoktur onların,
işleri değilse eğer geceleri;
taksiye binmezler, gündüz ya da gece tarifesi
ayrı bir mânâ, hovardalık yapmazlar, ayrı bir mânâ
modayla aralarında açık fark, mânâ, fink atmazlar
istatistiklere bir işleri varsa ya da yoksa diye geçerler
işi olmayanlar da girebilir çünkü
elini kolunu sallaya sallaya istatistiklere,
mânâdan mânâya sıçrayıp;
en çok da seçimlerde hatırlanırlar
-bir oy bir oydur, bir oy bir oy; oy oy oy!-
şişmanlamazlar, gıdıları yoktur
fazla eşyâsı olmaz onların, hiç mülkleri, ayrı bir
adâlete derin inançları, allah baba’ya kesin, ayrı
fazla olmaz karılarına ve çocuklarına inançları, bir mânâ
toplu taşıma araçlarının o sessiz müdâvimleri
küçük kulübelerde yaşarlar yasalsa durumları
-salsa ya da değilse çoğun gecekondularda
ve minnâcık apartman dairelerinde
çemberini sarmalayan bir döngüye kirâcı
ya da kendilerine tahsîs edilmiş
minyon metrekarelerde ismine sosyal konut denilen
klostrofobiden uzak
göze bakmazlar, batmazlar
işten kaçmazlar, kaçamazlar
açlık, soğuk ve sefâlet
devlet: babadır, anadır, herşeydir; yâni hiç
işçileri üvey evlât bile değil
besleme hiç
zengin mutfağında
bahçıvan ya da aşçı hiç
sevilip sevilmemekten uzak
olup olmamaktan
olmalarıyla ölmeleri birdir
çoktur çünkü onlardan
görünen görünmez onlardan
konusuzdurlar, sıfatsız, zamirsiz
ve bilfiil fiilsiz, yan cümleleri yoktur
yan bakan cümleleri, kafaya takan, takılan
gramerleri bozuktur, ağızları bozuk, kafaları
ama dilenmez işçi sınıfı
çalışır ve yakınmaz aslâ çalışmaktan
ve kanâat getirmekten
kıt kanâat yaşamaktan
habire tabandan tavana
kanat çırpmaktan
tüyleri parlak değildir
etleri leziz
kanları saf
değildir de değildir de ne değildir
ne uzalır ne kısalırlar
ne de artar eksilir
tüm işleri güçleri iştir
bu sınıf koliktir
hobisiz, fobisiz, bobisiz
kahve arkadaşlarıyla tavla oynarlar
-hepimiz, hepiniz gibi-
pişpirik, pişti, papaz kaçtı,
- hepimiz, hepiniz gibi -
dördüncüyü bulurlarsa okeye dönerler
- topumuz, topunuz gibi -
ölmez de emekli olabilirlerse
asgarî ücretin asgarîsinde beklerler
-kendileri gibi, kendileri gibi-
örgütlenirlerse sınıflarını geçerler
örgütlenmezlerse aynı sınıfa tâlim
-yâ Rabbi şükür, yâ Rabbi şükür-
emekli maaşını alabilmek için paramatik kuyruğunda
borcu ödenmemiş bir hastâne odasında,
kâh kahvede kâh televizyonlarının önünde
ya da saçma sapan bir kazâda
bir gün canlarını verirler
ecelleri kısadır onların, ecelleri acemi
ecelleri « bir varmış, bir yokmuş »
ecelleri ecellerine susamış
ardlarından başsağlığı ilânları yayınlanmaz
hatırlanmaları için ne bir sebep vardır
ne de bir vesîle
işsizliklerinde
ya kendileri olurlar ya alkolik
yahut da bir serseri mayın
kendilerine çarpıp
kendilerinde patlarlar
sararmayan bir sendikayla sınıf olup
sarı bir sendikayla ya da sendikasız
ipince bir ipişçi kalırlar
kalakalırlar
bobisiz bir modernliğe
karabaş karabaş
bakakalırlar.

© Reha Yünlüel
from: Evrensel Kültür Dergisi, S. 226
ISTANBUL: Evrensel Kültür, 2010
Audio production: Hans-Pascal Blanchard

istantanee di vita senza hobby, senza fisime, senza cagnolino

итальянский

la classe operaia non ha fisime

non ha paura del buio, né degli insetti

né del sangue, né del lavoro

né della luce, né dell’acqua, né della malattia

si fissano alle macchine come le viti

diventano la materia

svuotandovi le viscere

pedina dopo pedina, goccia dopo goccia, soldati

cercano il pane fino nelle fauci del leone

come se gli strappassero un dente

non hanno tempo libero, nessun tempo da ammazzare

alcuna vita da sciupare, nessun tempo

per essere tristi o molto allegri

quel tempo, non c’è, né per avvilirsi

né per barare, né per offrire un fiore a qualcuno

non escono alla sera

se non per andare a lavorare;

non prendono il taxi, giorno e notte non c’è tariffa,

è un segno, non sono spendaccioni, un altro segno

stanno alla larga dalle mode, nuovo segno, non fanno bagordi

entrano nella statistica che lavorino o che scioperino

poiché quelli che scioperano vi entrano a iosa

saltando da un segno all’altro

ci si ricorda di loro specialmente al momento delle elezioni

una voce è una voce, una voce, wow wow wow

non ingrassano, non hanno doppio mento

non hanno né mobili né immobili, ancora un segno

non credono fino in fondo né alla giustizia, né a Dio Padre, un altro

non danno la fiducia né alle loro mogli né ai figli, segno

utenti silenziosi dei trasporti pubblici

se sono in regola abitano topaie

se non lo sono stanno sotto le lamiere dei bidonville

e appartamenti fatiscenti

come inquilini intrappolati in un circolo vizioso

o quel che hanno previsto per loro

qualche squisito metro quadrato delle case popolari

senza paturnie di claustrofobia

non guardano negli occhi, non catturano gli sguardi

non schivano il lavoro, guai a farlo

la carestia, il freddo e la miseria

lo Stato: è il padre, la madre, tutto; ossia niente

i suoi operai non sono neppure i figli di un altro letto

neppure un trovatello

neppure un giardiniere neppure un cuoco

in una casa di ricchi

sono distanti dall’amare ed essere amati

dall’essere e dal non essere

vivere e morire per loro è un tutt’uno

poiché sono tanti

loro che sono visibili ed invisibili

senza soggetto, senza aggettivi, senza avverbio

verbalmente senza verbo,

senza complemento di sguardo indiretto

che occupi o preoccupi la capoccia

grammatica frantumata, linguaggio frantumato, testa rotta

ma non mendica, la classe operaia

lavora e non biasima mai

il protrarsi di ciò che fa

di vivere con ciò che ha

di sbattere le ali tra suolo e soffitto

le loro piume non sono smaglianti

né le carni delle delizie

e il loro sangue non è puro

chi sono, che cosa sono, che cosa non sono

non crescono, non rimpiccioliscono

né peggiorano, né migliorano, sempre uguali

il lavoro è la sola occupazione

è una classe drogata dal lavoro

senza hobby, senza fisime, senza cagnolino

giocano a carte con i compari di osteria

- come noi tutti, come voi tutti -

a ramino, a canasta

- come noi tutti, come voi tutti -

se trovano il quarto

fanno una briscola

- come noialtri, come voialtri -

se arrivano alla pensione

vivacchiano col minimo salariale

- come loro stessi, come loro stessi -

se s’iscrivono al sindacato, per loro è il successo

altrimenti rimangono nella stessa classe

- grazie a Dio, grazie a Dio -

un giorno trapassano

facendo la coda davanti ad uno sportello automatico

in una camera d’ospedale non pagata,

o in un caffè o davanti alla tv

oppure in un incidente assurdo

la loro vita è corta, la loro vita è nuova

la loro vita è «c‘era una volta»

la loro vita è giocare con la vita

non si pubblica il loro necrologio

non si ha né ragione né occasione

per ricordarsi di loro

quando sono disoccupati

diventano se stessi oppure alcolizzati

o sono come mine alla deriva

che urtano contro se stessi

che esplodono dentro se stessi

sono una classe con un sindacato che non ingiallisce mai

con o senza sindacato giallo

diventano operai tutti rattrappiti

contemplano la vita moderna senza cagnolino

da buoni cani pastori delle montagne

Traduzione di Viviane Ciampi

karınca duası

турецкий | Reha Yünlüel

öyle bir elden düşme elelelik ki bu bizimkisi
hiç elden düşmez bir kere kelepirliğine keçi,
hani sanki uçsuz bucaksız bir bayrak yarışı
hani, tâzeliğini yitirmeyen sabahçı demi!

anteninden büyük bir işe mi kalkıştı biri?
el atıverir öteki, kol geriverir beriki;
yuvayı hüzün mü bastı?
kolları bir güzel sıvar,
çağırırız onbir ayın duru sultânı
Kemanî arı HayHay bey’i.

düşmez kalkmaz bir Allah -biliriz-,
birimiz düşerse hepimiz elimizi veririz;
birimiz unutsa birimiz hatırlar, hatırlatır,
yalnızlığı un ufak eder de yeriz biz!

laf ebesi turşucu Lafonten Efendi
halt etmiş bize kalırsa!
karamsar ağustos böceklerine de
mutlakâ açıktır fabl kapımız,
kar kargaşa ya da fırtına günleri.

ne ayaklarımız karıncalanır
-işte bu yüzden- bizim,
ne ayaklarımıza kara sular iner
ne ben'lerimiz üşür yaz günleri
ne de aklımız perde perde yiter!

kıskançlık derseniz pişmiş aş'a soğuk inat,
o da mırmır paspası şu aş’kapımızın
ayaklarımızı siler de îtinâyla, her yuvanın alınlığı
ata yâdigârı karınca duası bu fabldan böyle gireriz.

© Reha Yünlüel
from: Evrensel Kültür Dergisi, S. 138 / Haziran-2003, s. 23
ISTANBUL: Evrensel Kültür, 2003
Audio production: Hans-Pascal Blanchard

la preghiera della formica

итальянский

è il nostro mano nella mano,

occasione per non stare mano in mano;

ostinato come una capra, è una buona occasione!

come una staffetta senza fine,

come quando bene invecchia un novello vino

 

se il compito è troppo pesante per le mie antenne,

una mi dà un colpo di mano, l’altra mi sostiene

se la saudade il nostro nido invade

ci rimbocchiamo le mani con flessibilitade

chiamiamo Carnevale in aiuto, con una ghenga di allegri tipini

ed anche la cicala con il suo violino

 

solo Dio è infallibile, noi lo sappiamo

se una di noi cade, l’altra le tende la mano

se una di noi si dimentica, un’altra si ricorda,

e poi quest’altra ancora

così la solitudine sbricioliamo!

 

il loquace Monsieur de la Fontaine

dice frottole! – a nostro parere –

poiché nella favola la porta resta aperta

persino alle cicale colpite dall’uggia

in tempo di bufere, in tempo di pioggia

 

ecco perché le nostre zampe mai formicolano

perché di rado col piede sinistro ci alziamo

non abbiamo freddo all’anima in estate

noialtre, lo spirito mai lo perdiamo

 

se ci chiedete «e allora la gelosia?»

sul braciere gettando olio

– è lo zerbino della nostra soglia d’amore

asciugandoci i piedi col massimo della cura,

entriamo con questa favola dei nostri antenati

con dicitura in ogni nido sopra il portico

la preghiera della formica


 

 

  

Traduzione di Viviane Ciampi

çırak

турецкий | Reha Yünlüel

        Simurg’a

hepimiz
çırak yamanmışız
bu hayata:

yamadıkça
deliklerimizi
açılır delik…

© Reha Yünlüel
from: Katedralden Düşen Kuş
ISTANBUL: Virtüel, 2000
ISBN: 975-96720-4-9
Audio production: Hans-Pascal Blanchard

apprendista

итальянский

             al Simorgh

 

siamo tutti apprendisti

tutti rappezzati

in questa vita

 

rattoppando i nostri squarci

lo squarcio si allarga


 

  

Traduzione di Viviane Ciampi

beşinci yolcu

турецкий | Reha Yünlüel

hoyrat bir poyraz
buruşturur yüzlerimizi,
soğuk tabancanın namlusu
damlar elime

otobüs, durağına varmamıştır henüz
otobüs henüz durmamıştır
elim seni vurmamıştır

iki motorsikletli
gölün bir yakasında inerler,
okyunus görmemiş iki yunus
özlemle bakarlar göle:
gölü, akıllarında tutarlar

İpekyolu’nda bir kervan, güneşinden soyunur
iflâholmaz çöl, kumlarına şal niyetine sarılır
gözlerim İpekyolu’nda o kervana asılır
kervan, çölü deler geçer
başparmağım tabancanın horozuna asılır

kervan, gelincik tarlasına düşer:
tarla,
daha pıhtılaşmamış
kırmızı ve büyük bir can damlasıdır

horoz bir kez daha öter
gözgöz(e) tutuşmuş iki yunus,
yeni doldurulmuş çakmaklar gibi
tek alev şeridinden hâre’gürül bir kanar

tarlanın canı bir kez daha yanar

elim,
solşakağının yanık penceresini düşeder

durakta, mâvi ayaklı bir kadın vurulur:
sen,
daha pıhtılaşmamış
kırmızı ve
küçük bir cam damlasıdır

durakta dört ceset vardır;

yine de
otobüsün aklı fikri
intihârımdadır!

serin bir temmuz dolunayında
beş yolcusuyla kalkar otobüs
             tabancanın (u)yanık kapısından
                  gelincikler pıhtılaşır

© Reha Yünlüel
from: Katedralden Düşen Kuş
ISTANBUL: Virtüel, 2000
ISBN: 975-96720-4-9
Audio production: Hans-Pascal Blanchard

il quinto passeggero

итальянский

una burrasca ghiacciata

rovina i nostri volti

il cannone della pistola gelata

mi gocciola nella mano

 

il bus non era ancora arrivato

il bus non si era fermato

la mia mano non ti aveva abbattuta

 

i due motociclisti scendono lungo il lago –

due cani di mari che non hanno mai visto il mare –

lo guardano con rimpianto

    cercano di ricordarsene

 

sulla strada della seta una carovana si spoglia dal suo sole

il deserto sovversivo si avvolge di sabbia come in uno scialle

    i miei occhi si agganciano a questa carovana sulla strada della seta

         che perfora il deserto

    il mio pollice si aggrappa al cane della pistola

 

la carovana è rotolata in un campo di papaveri:

    il campo,

    una goccia pesante di rosso essere

    non ancora coagulata

 

il cane abbaia una volta ancora

    i cani di mare infuocati, occhi negli occhi,

    sanguinano come le fiamme che salgono

    dagli accendini appena caricati

 

il campo nel suo essere soffre di nuovo

 

la mia mano

sogna la finestra arsa della tua tempia sinistra

 

alla fermata del bus, una donna dai piedi azzurri giace uccisa:

                  tu,

                  una piccola goccia rossa di vetro

                  non ancora rappresa

 

alla fermata dell’autobus stanno distesi quattro cadaveri;

 

         ma

         l’autobus pretende

         il mio suicidio !

 

nel fresco plenilunio di luglio

il bus riparte con i suoi cinque passeggeri

    dalla bocca riarsa della pistola

           coagulano i papaveri

Traduzione di Viviane Ciampi

sevişme günlüğü s. 1

турецкий | Reha Yünlüel

                           işi olmayan giremez!

not defterlerinde unutulan bir ad mıydın yoksa
ya da bir bulmacanın soldan sağa satırında
bir türlü bulunamayan bir ülke

sevişme günlüğümde
böyle anlatmıştım işte seni.

sevişme günlüğüm!
ilk sahifesinde
'işi olmayan giremez' yazılı
bir levha koyduğum,
her sayfasını doldurduktan sonra
güneşte sararttığım hayatım!

sana hiç söylemedim ama
ben sevişmelerimin toplamıyım

burnuma kokunu bıraktığında
son sayfasını açardı günlüğümün,
tedirgin bir rüzgâr
giderken

sen girdikten sonra
sarı yapraklarımın arasına
bilmiyordun
-ve hiçbir zaman da bilmedin!-
aslında bir öpücük hırsızının
kanatsız sandığını kurcaladığını!

ve hiçbir zaman bilmeyeceksin
tüm işi,
geceleri,
telefon rehberlerindeki
yalnız numaraları aramak olan
bir umut döşeme atölyesindeki
şefliğimi!

© Reha Yünlüel
from: Katedralden Düşen Kuş
ISTANBUL: Virtüel, 2000
ISBN: 975-96720-4-9
Audio production: Hans-Pascal Blanchard

diario intimo d’amore: p. 1

итальянский

             proibito tranne alle persone coinvolte

 

eri un cognome dimenticato nelle agendine

o un paese introvabile

    in una griglia di parole crociate

 

ti avevo raccontata così

nel mio intimo diario d’amore

 

il mio intimo diario d’amore

sulla prima pagina del quale

ho scritto un avvertimento:

    "proibito tranne alle persone coinvolte"

il mio intimo diario d’amore!

dopo aver riempito ogni pagina

della mia vita che ho fatto ingiallire al sole

 

non te l’ho mai detto ma

sono la somma dei miei amori

 

quando il vento esitava

    mi lasciava il tuo odore

         partendo

apriva l’ultima pagina

     del mio diario,

 

dopo che eri entrata

tra le mie pagine gialle

non sapevi

    – e neppure lo sapesti mai –

che frugavi in effetti

il baule senz’ali di un ladro di baci

 

e tu mai lo saprai

che sono l’unico capo tappezziere di un laboratorio di speranza

il cui lavoro è chiamare

i numeri della gente sola

negli elenchi

la notte

Traduzione: